Necmettin Halil Onan’ın mısralarında dediği gibi,
“Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.”
Bundan 110 yıl önce Ulu Önder Atatürk’ün önderliğinde kahraman Türk milleti ve ordusu; inanç, azim ve birlik ruhu ile Çanakkale’de ülkemizi işgal etmek isteyen yedi düvele karşı bir kahramanlık destanı yazmış ve bir devri toprağa gömmüştür.
Çanakkale, Türk milletinin bağımsızlık ateşinin yakıldığı ve bu milletin vatan sevgisinin arşa yükseldiği yerdir. O gün bu destansı zaferin temelinde yatan şey; güçlü bir inanç, büyük bir vatan aşkı ve özgürlük tutkusuydu.
Mehmet Akif’in “Çanakkale Şehitlerine” adlı şiirindeki,
“Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vadilere, sağanak sağanak.”
dizeleri, o gün yaşananları ve kanlarıyla, canlarıyla bu vatan için ölenlerin nasıl bir inanç ve vatan aşkıyla düşmanla mücadele ettiklerini en güzel şekilde anlatmaktadır.
Ulu Önder Atatürk, “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” sözü ile o gün bu destanı yazanlar, ay yıldıza sarılanlar Çanakkale’yi geçilmez kılmışlardır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, sırtladığı mermilerle destan yazan Seyit Onbaşı’yı ve vatanı için gözünü kırpmadan can veren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Bu düşünce ve duygularla okulumuzda hazırlanan programda emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ederiz.